9 Kasım 2017 Perşembe

Özgeçmiş O Kadar Göz Kamaştırıcıydı Ki Bakamamışlar! Gözleri Kamaşmış!

Başlıkta yazınca sanki uzun bir başlık gibi oldu. Bir tereddüt etmedim değil. Uzun uzun yazınca, gözünüz kamaşmasa da korkabilir ve yazının devamını okumayabilirsiniz. 
O yüzden çok uzun yazmayayım. 
İnsanın söz konusu olduğu yerde kurallar, kalıplar, yasalar, kanunlar filan önemlidir kanımca. Yok öyle sınırsız özgürlük filan bana göre değil. İnsan kaynakları yönetiminde de yeri olduğunu düşünmem öylesi özgürlüğün. Sınırsız özgürlük ve yaratıcılık arasında ilişki olduğu ise bana göre şehir efsanesi. Yaratıcılık dikeyine sınırlandırılmış, yatay özgürlük alanlarında gerçekleşir daha çok. Aksi halde ortaya çıkan amorfluktan yaracılık değil yaratık çıkar da başınıza haller getirir alim allah derim.
De, gelmek istediğim tam olarak bu değil. Şimdi şu aşağıdaki ekran görüntülerine bakın bakalım. Tanıdız değil mi? Kimi zaman bizi sevgilimizden çok heyecanlandıran, kimi zaman patronumuzdan daha çok sinirlendiren, kimi zaman anlamsız anlamsız baktığımız, hayalle gerçek arasındaki arafta yer alan iki görüntü.
Tamam tamam, çok abarttım.
Biliyorsunuz değil mi? Şu ilk ekranda "Başvuru iletildi" yazıyorsa ve o şekilde kalmaya devam ediyorsa, bunun anlamı şudur:
a- CV'niz hiçbir filtrelemeden geçmemiştir.
b- Doğal olarak CV'niz temel özellikleriyle bile işe alımcıya ulaşmamıştır. 
c- CV'niz kariyer.net'in serverlarında, ilgili firmayla ilişkili bölümde, boş boş bekleme stajı yapıyordur. 


 Yani özeti şu,CV'niz, başvurduğunuz firma tarafından değil etkileyici bulunmak, iplenmemiştir bile. Peki, her adaya dönüş yapacağım, insana en saygılı şirket ödülünü kapacağım diye otomatik mesaj gönderirken, bu durum neden dikkate alınmaz da, aşağıdaki gibi bir otomatik cevap yollanır adaylara?





Bilen bilir, bilmeyen bilmez, bilenlerle bilmeyenler bir yerde karşılaşırsa ve benden konu açılırsa, benim sorunlara çözümde önermeyi önemsediğimi bilenler, bilmeyenlere anlatır. Hasılı kelam, yukarıdaki gibi bir otomatik cevap sadece özgeçmişi görüntülenen adaylara iletilmelidir. Diğerlerine daha makul, daha sade, daha az kırıcı bir mesaj tercih edilmeli. Herkese cevap veriyoruz diye kaş yapayım derken göz çıkarılmamalıdır. Özür! Göz kamaştırılmamalıdır!!

20 Eylül 2017 Çarşamba

İhbarcı İK!

Olmaz demeyin oluyor!

Şükür başıma gelmedi lakin başına gelen birinin başına gelmiş oldum!

Geçen hafta işyerindeki sabit numaramdan arandım ve bilmem kim isimli çalışanımız hakkında referans istendi. Telefondaki meslektaşım, bilmem kim isimli çalışanımızın kendileriyle görüşme yaptığını ve bizi de referans istemek için aradığını söyledi.

Peki, bu bilmem kim isimli çalışanımız, işten çıkarılmış ya da istifa etmiş miydi? Hayır! İhbar süresinde miydi? Hayır! Proje bazlı mı çalışıyordu ve çalıştığı proje bitmek üzere miydi? Hayır! Hasılı kelam, bilmem kim isimli çalışanımızın işten çıkacağına dair herhangi bir bilgiye sahip değildik, bilgi sahibi olmuş olduk...

Sonuçta ne mi oldu? Referans için arayan meslektaşımı bilmem kim isimli çalışanızın yöneticisine aktardım. Arkadaşımızın iş aradığından haberi olmayan yöneticisinin iyi bir referans verdiğinden eminim.

13 Eylül 2017 Çarşamba

Kim Çıkardı Sizi?




İnsan Kaynakları departmanında çalışanların en zorlu görevlerinden bir tanesi işten ayrılış süreçlerinin yönetilmesidir. Hele de işten arılma nedeni kişinin kendi isteği, proje bitimi vs. değil de şirket tarafından işten çıkarılma ise bu görev daha da zor bir hale geliyor.

Hal böyle olunca bir hatırlatma yapma ihtiyacı hissediyorum.

Birincisi insan kaynakları profesyonelleri için işten çıkış süreçleri bir "görev"dir.  Üstelik zor bir görevdir ve İK profesyonelleri bu görevlerini, diğer tüm görevleri gibi en iyi şekilde yapmak zorundadır. Bu görevin gerçekleştirilmeden, yani amiyane tabiriyle bir İK'cı sizinle işten çıkış görüşmesi yapmadan önce, o ana gelene kadar bir sürü şey olmuştur, bilginize.

Ne gibi mi?

Örneğin, işten çıkış sürecinize dair kararı çoğunlukla İK değil, yöneticileriniz ve/veya patronlarınız almıştır ve İK'cı size sadece bunu deklare ediyordur. Yani İK burada sadece elçidir ve o andaki kızgınlığınız sonuna kadar haklı olsa elçiye zeval vermek pek de adil değildir.

Sevgiler...